saçmalamalar vol. bilmem kaç&-

bitmeyeceğini bile bile son hakkınızı kullanana dek bi oyunu oynadınız mı hiç ?
oynamayın
bu ne kadar boşa vakit geçirdiğinizin size ayan beyan sunulmuş halidir. zamanı nasıl da hunharca çarçur ettiğinizin TSE Damgalı onay belgesi.
aklıma gelen bu saçma sapan şeyleri yazmaya karar verdim. her seferinde aklımda tutmaya çalışıp unutuvermek sıkıcı olmaya başladı sanırım.
insan ne kibirli. aklıma gelenler çok mu önemli sanki. Sosyal medyayı kirletecek bir kaç çer çöp daha sadece. eski parçalar yükseliyor kulaklığımdan “red hot chili peppers” kaaalifornikeyşııığn diyor. çok aramışlar mı grup isimlerini acaba? kırmızı acı Şili biberleri. çıkış hikayesini araştırmak lâzım. aklımda bulunsun.ya da bilen varsa söyleyebilir. oğğ noo ben araştıracaktım niye söyledin demem. merve nin gelinliğini almaya gitmiştik. eve bu saatlerde dönünce saçmalama kapasitemde gözle görülür artış olduğu da böylece saptanmıştır. vatana millete hayırlı uğurlu olsun. Trabzonspor anahtarlığımı çıkarıp apartmana sokuluyorum. şimdilik Allah a emanet olun..

bi insanın kalbine dokunmak için ille de gözlerinin en içine bakmanız gerekmez. bazen bi söz, bazen bi şiir, bazense bi yazı gelir tıklar kapınızı hafifçe. Size buyur etmekten başka çare bırakmaksızın öyle güzel tıklar ki hem gülümseyip “hoş geldin” dersiniz..

   İnsanın gönlüne damlayan insanlar olur hani adını duyduğunuzda dahi ılık bi mutluluk sarar dudaklarınızın etrafını. gülümsemek sünnet değil vaciptir böyle Insanlara. binlerce teşekkür dahi etseniz verdikleri, verebildikleri bu hisse paha biçilemez. mutlu etmeyi öyle iyi bilirler ki ne zaman ne yapılacağı söz konusu olunca birer uzman edasıyla zorlanmadan aşıverirler tüm sorunları. Onların yanında kendinizi kötü hissetme şansınız ortalıktan kayboluverir. hani raid in sinek kovuculuğu, domestos un bakteri düşmanlığı gibidirler tüm olumsuzluklara karşı.

  Güneş daha parlaktır meselâ, ya da hava daha güzel, oksijenin cigerlerinize dolduğunu sahiden hissedersiniz onlarla. Kırıldığınızı hissettiği an ile gönlünüzü alma süresinin arası öyle kısa olur ki neye kırıldığınızı sorgulayamadan ona gülümserken bulursunuz kendinizi. Güzel adam dersiniz böyle insanlara çok güzel adam hem de. Her deyişinizde ayrı mahcup , her seferinde şakayla karışık “adam güzel mi olur yakışıklıdır o” diye iltifat etmenizi içten içe dileyenler..

   Mutluluğun formülünü salata ve çiğ köfteyle harmanlayabilmiş , kumpire kırmızı lahana koydurmayı unutunca vahlanan, kırmızıya ve bisiklete aşık bu güzel adamları çok sevin e mi? Çünkü o adamlar hayatınızın merkezinden size sesleniyor. Çünkü sevilmeye kıyılamayacak kadar değerli olan ve size kıyamayan yine o güzel adamlar olacaktır.

   Şimdi arkanıza yaslanın ve bir kez daha gamzelerinize dolan mutluluğun yanaklarınızdan kalbinize akışını izleyin. Kim bilir belki bir gün o güzel adamların da mutluluğuna siz sebep olur kalbinize akan bu damlaları birlikte paylaşırsınız. bisiklet turlarından birinde paralel pedal çevirmeye çalışırken bir yandan rüzgarla sarhoş olup bağıra çağıra en bet sesinizle şarkılar söylerken size eşlik etmekten cekinmez bu güzel adamlar. Külahta dondurmanın kenarından sızan damlayı aynı anda farkedip aman damlamasın diye harekete geçerken kafa kafaya tokusup kahkahalara bogulursunuz belki. Ya da Ranger’ın tepesinde tepetaklak olmuşken çığlık çığlığa bir teklifle gelirler belki aşağıda sizin okuyacağınız şekilde ters dönmüş bir pankart üzerinde sizi dünyanın en mutlu kadını edecek bi kaç kelime. Ya da bi gün ofisinizin kapısı tıklar kimse girmez içeri .kalkıp bakarsınız küçücük bi ayıcığın kucağında kocaman güller. ışıldarsınız. hem öyle ki güneşe , yıldızlara meydan okurcasına. hayaller ne güzel değil mi ? Bir de gerçek olduklarını düşünsenize çıldırırsınız değil mi? Mutluluk başucunuzda nöbet tutar bir ömür…

   Bu güzel adamlar nerde diye sormayın bana. bilmiyorum. muhtemelen suralarda bir yerdeler. Bakın bakın tam şu parmağınızın ucunda bir yerlerde belki de. Sadece size tavsiyem onları Keşfetmek için çok geç kalmayın. Çünkü bütün güzel adamları seven güzel kadınlar var. Ve sizin onların kalbine dokunmanız onların sizin kalbinizi ısıtmasından hatta yakıp kavurmasından çok daha zor.

Cumamız hayrolsun inşaAllah ..

“Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah’ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır. Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan isteyin. Allah’ı çok zikredin; umulur ki kurtuluşa erersiniz.” (Cum’a, 9-10)

bi burukluk;
hep düğümleniveriyor gırtlağımın tepesine.
atla aşağı diye tezahürat ediyorum.
acımasızım biliyorum.
derken göz yaşlarım intihar ediyor
Tutamıyorum.
Galiba diyorum
Galiba hâlâ yeterince büyük değilim.
Daha kendi düğümümün intiharını dahi tepkisiz seyredemiyorum..